Hemen Arayın
+90 505 482 95 50
Konum
Özel Ata Sağlık Hastanesi

Böbrek Taşı Tedavisi

Doktor Adı

Op. Dr. Tarık Zengin

Böbreklerimiz, atık ürünleri kandan uzaklaştırmakla görevli önemli organlarımızdır. Kanın temizlenmesi sırasında böbrek kanalları içerisinde oluşan mineral ve tuz içerikli sert tortulara böbrek taşı denilmektedir. Renal lithiasis veya nefrolitiyazis adı verilen böbrek taşları tek veya her iki böbrekte birden görülebilmektedir. Erkeklerde kadınlara göre üç kat daha fazla sıklıkta görülen böbrek taşlarının neden meydana geldiği bilinmemektedir. Ancak idrar yolu enfeksiyonları, çeşitli böbrek hastalıkları, gut, kronik bağırsak iltihabı gibi rahatsızlıklar geçirenlerde böbrek taşı oluşma riski daha yüksektir.

Böbrek taşı yaygın olarak şiddetli ağrı ile kendini gösterir. Ağrı, böbrek bölgesi, sırt, kaburgaların altı, alt karın bölgesi ve kasıklarda yoğunlaşır. İdrar yaparken de ağrı, yanma ve sık idrar hissi görülebilmektedir. İdrarda kan görülmesi de yine böbrek taşı belirtisi olabilir. Mide bulantısı ve kusma da böbrek taşının varlığına işaret edebilmektedir.

Böbrek taşının tanısı için üroloji uzmanına muayene olunmalıdır. Üroloji hekimi, çeşitli laboratuvar tetkikleri isteyebilir. Direkt röntgen grafi veya ultrasonografi de yine böbrek taşının belirlenmesi için yaygın kullanılan görüntüleme yöntemleridir. Taşın tespit edilemediği durumda ise bilgisayarlı tomografi çektirilerek, kesin tanı konulmaktadır. Tanı sonrası böbrek taşı tedavisi, hekimin belirlediği yöntemle yapılır.

Böbrek Taşı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Böbrek taşı tedavisinde taşın büyüklüğü belirleyicidir. 5 mm’ye kadar olan böbrek taşları, ağrı kesici, antispazmodik ilaçlar ve bol sıvı alımı ile tedavi edilerek, taşın kendiliğinden düşmesi sağlanır. 5 mm’den daha büyük olan böbrek taşlarında ise ise ESWL denilen şok dalgaları ile taşlar kırılarak, idrarla vücuttan atılması sağlanır.

ESWL yöntemi ile kırılmayan 2 cm’den büyük böbrek taşları PNL (Perkütan Nefrolitotomi) yöntemi ile tedavi edilir. Endoskopik (kapalı) bir ameliyat olan PNL yönteminde genel anestezi altındaki hastanın bel bölgesinden 1 cm’lik kesi ile girilerek taşlar ya bütün halinde ya da kırılarak çıkarılır. Üreter kanalı içerisinde bulunan taşlar düşmez veya ESWL yöntemi de etkisiz kalırsa, idrar yolundan üreteroskop cihazı ile girilerek kırılır ve tedavi edilir.

Böbrek taşlarının yeniden oluşmasını engellemenin en etkin yolu bol sıvı tüketimidir. Özellikle yaz aylarında bol su içilmelidir. Tuz tüketimi azaltılmalı mutlaka düzenli egzersiz veya yürüyüş yapışmalıdır.

Böbrek Taşı Nasıl Oluşur?

Böbrek taşları idrarın üretimi ve böbrekten dışarı atılımı sırasında içinde bulunan kristallerin kümeleşip çökmesi sonucu oluşur. Normal şartlar altında bu kristaller idrar yollarından idrar içerisinde eriyik halde problemsiz bir şekilde atılırlar. Ancak böbrek kanalları içerisinde herhangi bir nedenle kristaller çöküp birbirleriyle birleşirse taş oluşum süreci başlar. İdrarın yoğun olması (yeterli su tüketmeme, aşırı sıvı kaybı) çökelmeyi kolaylaştıran önemli bir faktördür. İdrar içerisinde taş oluşunu artıracak kristaller (kalsiyum,  magnezium,  oksalat  vb ) yanında taş oluşumunu engelleyen kristaller (sitrat, çinko vb)  de mevcuttur.

Eğer taş oluşumuna yatkınlık yaratacak anatomik bir bozukluk (böbrek yerleşim anomalileri, pelvik bileşke darlığı vb) veya sistemik metabolik bir hastalık durumu (renal tübüler asidoz, paratiroid hastalıkları vb) yoksa böbrek taşı önlemede genel kurallar sağlıklı ve hareketli bir yaşam tarzı,  normal kilo, sıvı alımına dikkat etmek, hayvansal protein alımını azaltmak ve diyetteki tuz oranını düşürmek gibi yaşam tarzı düzenlemeleri olmalıdır.

Tekrarlayan Taş Hastalıklarında Koruyucu Stratejiler

Taş oluşumunu önlemenin en iyi yöntemi daha fazla sıvı tüketmek, böylece idrarın yoğunluğunu azaltmaktır. Sıvı alımı 24 saatte 8-10 bardak (2.5 L) olacak şekilde artırılmalıdır. Daha da ideal olanı günlük 2-2.5 lt idrar çıkaracak şekilde sıvı alımı yapmaktır. İdeal sıvılar su, narenciye suları (portakal suyu, limon, greyfurt suyu veya karışık) ve sodalı içeceklerdir. Bu miktar tüm güne yayılmalıdır ve pratik yöntem sürekli bir şişe suyu yanınızda bulundurmanızdır. Sıcak günlerde terleme gibi hissedilmeyen kayıpları tamamlamak için daha da fazla sıvı tüketimi gerekmektedir. Başarının güzel bir ölçeği de idrar rengini berrak ya da çok soluk sarı renkte tutabilmektir.

Aşırı protein alımı ürik asit ve hatta kalsiyum oksalat taşları oluşumu ile sonuçlanabilir. Amaç sağlıklı kilo aralığında kalabilmektir. Genel bir öneri olarak, günlük et ve balık tüketimini 350 gram ile kısıtlamaktır. Bu kolaylıkla günlük ihtiyacınız olan proteini karşılayacaktır.

İnsan vücudu sodyum (tuz) düzeyini çok dikkatli bir şekilde düzenler. Eğer idrarda sodyum atılımı artmış ise, kalsiyum da aynı oranda atılır. Diğer bir deyişle, ne kadar çok sodyum (tuz) tüketir ve idrarla atarsak, o kadar çok kalsiyumu idrarda harcamış oluruz. İdrarda fazla kalsiyum bulunması ise yeni taş oluşumuna  yada kendiliğinden atılabilecek kadar küçük taşınızın hızla büyümesine yol açabilir. Diyetinizdeki sodyum kaynaklarını azaltmaya çalışın, özellikle fast food, paketli ya da konserve ürünler, tuzlu atıştırmalıklara dikkat edin. Amacınız günlük 2000 miligramdan az sodyum tüketmek olmalıdır. Bu da günlük bir çay kaşığı tuza denk gelmektedir.

Service Image
Service Image
Service Image

Taş Hastalığında Tedavi Sonrası Takip ve Koruma Programı

Tüm taş hastalarının periodik aralıklara takibi taş gelişimini erken safhada tespit ederek oluşumunu geciktirmekte ve tedaviyi kolaylaştırmaktadır. Taş tedavisi gören tüm hastaların  Merkezimizde 3 ay; 6 ay veya yıllık takipleri yapılmaktadır.  İdrarın asit/alkali dengesini etkileyen ilaçlar ve/veya sitrat gibi idrarda taş oluşumunu azaltan kristalleri içeren ilaçların takiplerde kullanımı da taş oluşumunu ve tekrarını engellemede faydalı olmaktadır.